TARSUS ATATÜRK LİSESİ

Tarsus Atatürk lisesi gençliğinin uğrak yeri
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

 

KUŞ BAKIMI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Kadın
Yaş : 27 Kayıt tarihi : 09/08/08 Mesaj Sayısı : 414 Nerden : tarsus İş/Hobiler : fotoğraf çekmek,pc Lakap : teknopat

MesajKonu: KUŞ BAKIMI   Paz Eyl. 07, 2008 4:03 am

KUŞ BAKIMI - TEMEL BİLGİLER

Kuş bakımı belirli kurallara uyulduğu zaman çok kolay, uyulmadığı zaman ise üzücü sonuçlarla karşılaşılabileceği için zordur. Eve giden bir hayvanın, yüzlerce arkadaşının yanından ayrıldığı düşünüldüğünde bir kaç gün gariplik çekmesi, çok sessiz ve sakin olması doğaldır. Hatta bir iki gün, hiç yem yemeyebilir. Gizli gizli su içeceğinden, dışkısı çok sıvı olabilir. Fakat bu durumda bile mutlaka kuşunuzu iyi bir şekilde inceledikten sonra aldığınız yere hayvanın durumunu mutlaka danışın. Çünkü, aldığınız hayvan, hele yavruysa en ufak bir olumsuzluk savunmasız olan yavrunun çok kısa bir zamanda güçsüz düşmesine, hatta 24 saat içerisinde ölmesine neden olabilir. Erken teşhis her zaman büyük bir umuttur.

Canlı hayvan demek, her zaman sorumluluktur. Bizler, sizlere canlı ve sağlıklı olarak teslim ederiz. Kapıdan çıktıktan sonra sorumluluk sizlere aittir. Zira evinize gelip bakmamız mümkün olmadığından, bir canlının sorumluluğunu alamayacak hiç kimse, hayvan bakmamalıdır. Hiçbir canlının canını, bizler vermediğimiz gibi sorumsuzluğumuz sonucunda onların yaşamlarını yitirmelerine sebep olmaya hiçbirimizin hakkı yoktur.

İnsanlar gibi onlar da hastalanabilir. Gerekli zamanlarda, gerekli müdahaleler yapılırsa onlar da iyileşir. Bir takım mazeretlerle geç kalındığında, tedavi için de geç kalınmış olabilir. Burada bir can sözkonusu olduğundan, kimin sorumluluğu altında ise bu sorumluluk da ona aittir.

Mutlaka uyulması gereken kurallar şunlardır:

Ömür boyu hiçbir şekilde cereyanda kalmamalı çünkü, cereyanda kalan kuş çok kötü hastalanabilir, ya hasta bir kuş olarak ömrünü sürdürür ya da ölür.

Bir ay boyunca kafesten çıkarılıp evde uçurulmamalıdır. Çünkü; evi bilmeyen, tanımayan hayvan bilinçsizce uçarak sağa sola çarpabilir. Bu da bir iç kanamaya neden olursa, sonuç ölüm olabilir. Bir ay sonra yavaş yavaş uçurmaya başlayabilirsiniz.

Bir ay boyunca yeşillik asla verilmeyecek, çünkü bünyesi oturmamış ve iklim değiştirmiş bir kuşun sindirim sistemi bozulur ve ishalden bir iki gün içinde ölebilir. Bir ay sonra ise, ya özel yeşillik yemi veya haftada bir defa olmak şartı ile çok az yeşillik veya meyva verebilirsiniz. Maydanoz asla verilmeyecek ve evde uçurulduğu zaman çiçekleri yememesine özen gösterilecektir.

Bir ay boyunca hayvanın bünyesini toparlaması için kesinlikle banyo yaptırılmayacak, bir ay sonra haftada bir, öğle saatlerinde özel banyoluklarla banyo yaptırılacaktır. Akşam saatlerinde banyo yaptırılmayacak, çünkü gece oda ısısı düşerse kuşunuz hastalanabilir.

Yemesi Gereken Şeyler

Karışık, sterilize, tozsuz yemler tercih edilmeli çünkü tozlu yemler hayvanlarımızda çeşitli hastalıklara neden olmaktadır.

Kuş kumu mutlaka verilmesi gerekir. Çünkü bizlerdeki gibi midesi olmayan kuşlar, yediklerini kumlar sayesinde öğütür, kum olmadığı zaman sindirim bozukluğuna neden olur.

Gaga taşı mutlaka verilmelidir. Çünkü, doğada gagalarını sürterek, törpüleyen kuşlar gaga uzamalarını böylelikle engellerler. Kafeste ise gaga taşı bu görevi görür. Ayrıca kuşun kalsiyum ihtiyacını da karşılayarak kemiklerinin gelişmesini sağlar.

Vitamin ise doğadan ayırdığımız kafes içindeki kuşların sağlığını korumak için, mutlaka verilmesi gerekmektedir.

Krakerler ise hayvanın kafeste canlı, neşeli ve dinamik olmasını sağlayan ve zaman zaman mutlaka verilmesi gereken ek besinlerdir.

Kuşlarımızın sağlıklı ve neşeli olmasını istiyorsak diğer ek besinlerden de almak, azar azar da olsa arada sırada vermek şarttır. Çünkü tek yönlü beslenme, hayvan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır.

Konuşturmayı Düşünüyorsanız

Bütün papağan türü hayvanları konuşturabilirsiniz, her türde farklı yetenekler olmasına ve aynı cinslerde farklı karakterler olmasına rağmen genel olarak her papağan türü az da olsa konuşturulabilir.

Hayvanın konuşması için yavru olması veya konuşabilecek yaşta olması şarttır. Çok küçük yaştaki Gri Papağanların (ki en iyi konuşan türdür) ölüm oranı çok yüksek olduğundan 1 ile 3 yaş arası tercih edilmelidir.

Konuşturulacak yavrunun önce size güvenmesi şarttır. Bu nedenle ona zarar verici, ürkütücü davranışlardan kaçınılmalıdır.

Sürekli olarak 2 heceli kolay kelimeler (CAN - CANIM - CANAN - CİCİ KUŞ) vb. kelimeler tekrarlanmalıdır. Bu yöntemi, istediğimiz sözcükleri kasetlere kayıt yaptıktan sonra dinleterek uygulayabilirsiniz.

İlk zamanlar akşamları kafes içindeki yemlikleri çıkartın, çok obur olan papağan türlerine sabah elinizden yem yedirmeye çalışın ama ürkütmeden. Öğleden sonra elinizden yem yemese de mutlaka yemliklerini yerine koyun, bir müddet sonra size güvenecek ve elinize gelecektir.

Ayrıca hayvanın zihnini açan, kızıştırarak dilini çözen özel konuşturma ilaçları veya yemlerini kullanırsanız çok önemli gelişmeler sağlayabilirsiniz. Zira konuşturucu ilaçların yabana atılmayacak kadar faydaları görülmüştür.
_________________
BaZıLaRı BeNİm KorkUnÇ bİr İnSan OldUğUmU SöyLÜyOr HiÇtE BiLe BeNdE bİR ÇoÇUk KaLbİ VaR MaSamDA vE bİr KaVaNOzUn İçİNdE






HéRKés Kéndini AR†iS† saniOr.Ama ßiLmiOrLArqi Yöné†mén ßénim.isDéDiqimé RoL wéRiRim isDéDiqimé YoL.!..




GöNlÜnÜ GüN eDeNi SeVmEz SeVdA iStEr HeP oNu ÜzEnİ :S
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tarsusataturklisesi.forum2.biz

KUŞ BAKIMI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TARSUS ATATÜRK LİSESİ :: ATATÜRK LİSESİ HER TELDEN... :: DISCOVERY CHANNEL -